24 Temmuz 2014 Perşembe

Birlik

Birlik nedir sevgili okuyucu?

Birlik en az iki varlığın beraber bir iş, oluş halidir. Birlik olduğunda kuvvet doğduğuna inanılan şeydir.



Genellikle "birlik ve beraberlik" şeklinde kullanılan aslında birliğin olduğu her yerde beraberlik olduğu için gereksiz bir terim olarak görüyorum. 


Birlik toplumun en temel birimi olan ailenin kilit taşıdır. Bir aile birlik olmadığı zaman o toplum için kültürel, sosyal çöküşler başlamış demektir, ekonomik anlamda aynı etkinin gözlemlendiği söylenemez.



Örnek model Almanya'dır. Almanya bildiğimiz üzere Avrupa'nın lokomotifidir. Avrupa'nın en büyük ekonomik gücüdür. Ancak Almanya'ya baktığımızda toplumun birlik ahlakının çöktüğünü rahatlıkla görebilirsiniz.


Almanya'da bize birlik olarak öncelenen (lanse ettirilen) sistem aslında insanların tam anlamıyla hayvani bir şekilde kendini koruma iç güdüsüdür. 


    
Almanlar Yunanistan'a kriz dolayısıyla yaptırılan milyarlarca euroluk bağışı tam anlamıyla kendini koruma iç güdüsüyle protesto etmiştir. Tabii buna toplumsal cevap olarak niteleyenler de var. Ancak birliğine üye olmuş, dostun olmuş birine yardım etmeyeceksin de kime edeceksin?

    Evet bu zamana kadar sizin gibi üretmediler ama onlara hatalarını gösteren tek bir Avrupa devleti hatırlamıyorum ben.



    İşte benim Türk Milleti ile ümitlerim bu noktada başlıyor. Bu milletin elinden yardım uğruna her şeyi alabilirsiniz. Açık ve net! 

    Elbette bir kaç kişi bunu kabul etmese de çoğunluğun hareket tarzı bu şekilde olacaktır.


   

İşte birlik bu şekilde büyür, kuvvetlenir. Temelinde yardım yatar.


     Ailenin için karşılıksız sevgi ve bağ vardır. Bu bağ birlik içinde yeter hatta artar bile. Ali'nin çocuğu Ayşe'nin çocuğuyla evlendiği için akrabalık bağlarıyla yeni sevgi ağları oluşur.

    

    Yani akrabalık bağlarıyla birlikte toplumsal birlik tohumları atılmış olur.

    Toplumu birbirine bağlayan bir çok unsur vardır. Eğer ülkemiz üzerinden gidersek din, vatan, bayrak, Atatürk, çocuk güzel bir sıralamadır.


    Son günlerde din, vatan, bayrak, Atatürk, çocuk üzerine yapılan amansız saldırılara toplumun tam olarak ses çıkartamadığı gün gibi aşikardır.


    İşte bütün bunlar tek bir şeyin sinyalidir: Toplumsal çöküş!


    Toplumsal çöküşün en büyük sinyallerini ayrılıkçı, ayrıştırıcı mesajlar belli eder.


    
Türk Milleti'nin içindeki bazı sesler ben kürtüm demeye başlar. Müslümanlar "Ben Müslümanım" demeyi unutur ve sünniyim, aleviyim der. Ne zaman ki "sen solcusun sana kız yok" veya "benim sağcılarla işim olmaz" gibisinden laflar toplumda kötülük tohumlarını serpmeye başladıysa o toplum uyarı(alarm) veriyordur.



Peki bu felaket nasıl başlıyor?


Küresel ekonominin ülkemize tam anlamıyla gelmesiyle birlikte, Türkiye için aslında felaket başladı.

Kapitalizmin bi' ülke için en büyük zararlarından birisi bencil toplum anlayışıdır. Bencillik insanları bireyselliğe sürüklediğinden aradaki sevgi bağları tek tek çöker.



Peki bunları bazılarımız biliyor olabilir, anlamış da olabilir. Çözüm nedir?

Aslında çözüm tam olarak kalbinizdedir. Sevginizi açığa çıkarmak için bir çok yöntem var bunu siz de biliyorsunuz.


Kuzenim Tolga
Eğer hala anlamadıysanız haydi gidin annenizin, babanızın, kardeşinizin, ablanızın, abinizin yanağına bir öpücük kondurun.

Sıcak yaz günlerinde millet ferahlamak istiyor gidin yelpaze hediye edin birilerine sonra sarılın onlara.

Ne bileyim? Çocukları mutlu edin, onlara çikolota alın! 

Ama her şeyden önemlisi "Seni seviyorum" demekten vazgeçmeyin!                                                                          

Birlik

Bunları da okuyun:)

Kadir Gecesi
Gazze
Başlangıç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme